00:36

Bu yazımız Sevgili Çiğdem Keskin den ..


Bir senedir her sabah evimden çıkarken beni mırıldanarak, miyavlayarak uğurlayan ve ne dediğini hiç bir zaman tam olarak bilemeyeceğim bir ev arkadaşım var.
Kapıyı açtığım anda,
otomata bağlanmış gibi bir ses çıkıyor: “miavvvvvv”...
Beni gülümsetiyor bu ses
ama sanırım onun için bu günün en hüzünlü “miavvv”’ı.
Apartman kapısına geldiğimde, her gün Serecebey’i kendine mesken edinmiş, pis bir kedicikle karşılaşıyorum. Benzer bir sesle, uzaktan bakarak, “günaydın” diyor resmen bana.
Alın size iki farklı yaşam ;
Sevgili kedim, para derdi olmadan malikanesinde zengin ve lüks bir hayat sürerken, kapımdaki kedicik bütün gün bir lokma ekmek için kavga edip duruyor.
Bizim prenses evde taranmış tüyleriyle, bakımlı, ışıl ışıl, karnı tok bir şekilde otururken, diğeri bir çöplükten diğerine atlıyor. Üzerine yapışan çöp pislikleriyle aylak aylak bütün gün geziyor.
Hele kışın, biri acaba kaloriferin yanında mı yoksa halının üzerinde mi uyusam diye düşünürken, diğeri ıslanmamak için kafasını sokacak delik arıyor.
Bizimkini okşamaya başladığınız anda mutluluk sesleri çıkarır; diğerine bir kere dokunmak istedim, sevilmenin ve güvenmenin ne demek olduğunu bilmediği için tedirgin ama meraklı gözlerle uzaklaştı benden...
Ama bizimkinin de kıskanacağı, farkında olmadığı çok şey var...
Kapıdaki kedicik, hopluyor, zıplıyor, tırmanıyor, nereye isterse gidiyor. Arkadaşları var, oynuyor, kavga ediyor... Aşık oluyor, sevişiyor, çocukları oluyor. Bir sürü macera yaşıyor.... Bizimki ne yapıyor, gözleri fal taşı gibi açık bir şekilde saatlerce olanları pencereden izliyor.
Seçim şansınız olsa nasıl yaşardınız? Özgür olarak kendi çöplüğünüzde mi? Yoksa rahat rahat “kedi gibi” uyuyarak mı?
Ben bilemedim...Sizlere sormak istedim..

6 yorum:

Beyaz kedi dedi ki...

Merhaba Alev bana kalırsa

Evdekı kedıler daha sanslı

evet kıstlı ortamları evet tam dogasına gore yasayamıyrolar dogru bu

Ama dısardakı tehlıkeler
Her gun karsılastıgım ama burda telaffuz etmekten bıle uzuntu duydugum korkunc ıskence ve kotuluklerı dusununce
yıne ev ortamında bakılan kedılerın daha sanslı olduguna ınanıyorum..

Bı de kedılerın dogasında var eve yatkınlık

onlar sokak ıcın dogmamıs bence


Not
yazı ıcın cok teşekkur edıyorum

burda olmanız cok guzel
sevgıler

Hülya dedi ki...

Evdekiler daha şanslı, dışarda ki bazen mutlu olabilir ama hem mücadele ediyor..

Adsız dedi ki...

Ben disardaki olmayi tercih ederdim

cemre dedi ki...

gerçekten aynı benim düşüncelerimi kaleme almışsınız. benim kızım evde sıcacık yuvasında hazır mamasına burun kıvırıp gözü hala tezgahtaki yemeklerde yaşarken, cafemizin kapısına her gün gelen bir parça yemek artığı için miyavvlayan küçük kıza içim parçalanıyor..inan imkanım olsa tüm kedileri eve toplayabilirim hele şu -10 derece gibi soğuk havalarda..keşke her pisiciğin sıcacık bir yuvası onu şefkatle sevecek bir ailesi olsa :( genede lütfen dışardakiler içinde bir parça yemek koyalım kapılarımıza..

öykü dedi ki...

aynen katılıyorum sevgılı cemre

kedıler sokak ıcın yaratılmamıs onlar ev yasantısına uygunlar o yuzden cok yazık oluyor sokaktakılere

ve hc degılse elımızden geldıgınce dedıgınızı yapalım
onlar ıcın yemek eksık etmeyelım elımızden geldıgınce

sevgıler

sumelif dedi ki...

ben kesinlikle sokak kedisi olmak isterdim :)

Yorum Gönder